Diğer

Türkiye’de Çay’ın Tarihi

Türklerin çay ile tanışıklığı orta Asya’ya kadar gitse de o dönemlerde pek tutulan bir içecek olamamıştır. Osmanlı döneminde halk tarafından sevilerek içilen içecekte genellikle kahveydi.  Kahveyi kendimize has olarak pişirip, o kadar severek tüketmişiz ki bu tarzımız dolayısıyla yetiştirmediğimiz bir ürün olan kahve tüm dünyada Türk Kahvesi olarak anılmaya başlamış.

Osmanlı’nın son dönemlerinde 2. Abdülhamit tarafından Çin’den çay getirtilip Bursa’ya ekilmiş lakin iklim koşulları nedeniyle Bursa’da yetiştirilememiştir. Çay yetiştirme bir süreliğine askı alınmıştır. 1. Dünya savaşı sonrasında ülkenin ekonomik şartları, kaybedilen topraklar ve kahve ithalatının pahalı olması dolayısıyla artık kahveye alternatif olarak çay yeniden gündeme alınmıştır. Kahvenin pahalı olması dolayısıyla alternatif olarak düşünülen çay, hem kahveye göre daha ucuz hem de kolay ulaşılabilen bir ürün olması dolayısıyla çay üzerine üretimi ve işlemesi üzerine çalışmalar yapılmaya başlanmıştır.

Karadeniz bölgesinde özellikle Rize ve çevresinde çay ekilmesi için devlet tarafından çalışmalar yapılmış ve 1930’lu yıllarda Gürcistan’dan siyah çay tohumu ithal edilmiştir. Rize ve çevresine ekilen çay iklim dolayısıyla hasatta oldukça verimli olmuştur. Daha sonraları hem çayın lezzetinin halk tarafından sevilmesi hem de ekimi yapılan yerlerdeki verimi dolayışla çay yetiştiriciliği Rize ve çevresinde hızla ilerlemiş ve çay üretimde dünyanın sayılı ülkeleri arasına girilmiştir.

Ülkemizde çay günün her saati sevilerek tüketilmektedir. Biz Türkler kahveye olduğu gibi çayda da tarzımızı gösterdik ve dünyada literatüre “Türk Çayı” kavramını yerleştirdik.

pixabay.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir